Save The Date Çekim Nedir?

İstanbul düğün fotoğrafçısı, ve senin hikayen, senin hikayen dergi, hit the moment, serenay lökçetin, emre nesli, serap şeker photography, babies & photographers, canon türkiye, canon

Sahi neydi şu dilimize dolanan ” Save The Date ”

Türkçe de ifade edilişine bakarsak ” Tarihi Kaydet ” olarak çevriliyor. Tarihi kaydetmek, aslına bakarsanız o anı yaşamak yani anda kalmak anlamını taşıyor. Mindfulness, meditasyon, yoga, pilates, mindbaloon yapan insanlar bu kelimeyi çok iyi bilir. Ve hayatlarının her evresinde uygularlar.

Anda Kalmak, Anı Yaşamak, O Anın İçinde Var Olmak Neyi İfade Ediyor?

O an nerede ne için varsanız, o anın keyfini çıkartmak ve tadına varmak için zihninizde sizi sıkıştıran odacıkları serbest bırakmalısınız. Belki bilinç altınız, belki benliğiniz, belki de karşı taraflarca sizi rahatsız eden tüm odaları serbest bırakın. Derin bir nefes alın ve yavaşça nefesinizi verin. Bahar mevsiminde kırlarda koşarken bir çiçeği kokluyormuşçasına, derin bir nefes alın ve nefesinizi yavaşça verin. Bunu bir kaç kez tekrar edin. Kendinizi kırlara, güneşe, toprağa, havaya ve yeşile bırakın. Biliyorum, bazı anlardan uzaklaşmak o kadar da kolay değil ama o an orada kalmak ve tekrarı olmayacak anı kaçırmamak için bunu yapmanız gerekmekte. Hayatında bunu tekrarlarsan tüm evrende, tüm anlarda var olmaya başladığını keşfedeceksin.

Düğün Sürecinde Nasıl Anda Kalabilirim?

Bu yazımda sana, anda kalman gereken gün için elbise önerilerini bırakacaktım. Fakat öncelikle neden bu tarz bir fotoğraf çekim seansı gerçekleşiyor. Bunu anlamanı istedim.

Düğün sürecindeki, hikaye sarmalı genel olarak aynıdır, sadece kahramanlar değişir. Peki bu süreci nasıl keyifli hale getirirsin? Öncelikte şunu anlamayız ki, düğün sürecinde herkes tekrardan evleniyormuşçasına öneride bulunur. Belki içinde kendi içinde kalanları, sizin yapmanızı ister, belki de yapmamanız için elinden geleni yapar. Şunu unutmayın ki bu düğün sizin! Bu evlilik yolu sizin. Bu hikayede kahraman siz ve eşinizden başkası olamaz. Hikayenin yardımcı karakterleri tabii ki olacaktır. Fakat ana karakter sizsiniz. Kalp kırmadan her şeyi gönlünüzce yapmalısınız. İmkan el verdiğince. Ama gönlünüzden geldiğince, o anın keyfini çıkartarak. Özgür ve tutkulu bir düğün hikayesi yazın kendinize.

Hadi şimdi eşinizle birlikte tekrarlayalım. Çünkü o an ikinizin! Başkası yok. Sadece siz varsınız. Şimdi eşinizle birlikte el ele tutuşun. Birbirinize dönün, gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın ve nefesinizi yavaşça verin. Hayat, gerçekten nefes alış ve veriş arasındaki ince çizgide saklı. Kıymetini bilin.

Bununla İlgili Bir Eğitim Alsak Faydası Olur mu?

Elbette ki eğitimin faydası olacaktır. Bununla ilgili kitaplar da okuyabilirsiniz. Sevgili Zümra Atalay‘ın bir kitabını almıştım geçenlerde. Çocuk kitabıydı aslına bakarsanız. Hiç bir bilginiz yoksa ve bir çocuk misali deneyimlemek istiyorsanız alın ve okuyun. Okurken deneyin. Hatta bunu eşinizle birlikte yapın. Ne kadar büyüsekte, hep bir çocuk yok mu? Bu yüzden önce içindeki o küçük çocuğa öğret. Sonrası zaten akışında yolunu bulacaktır. Seni güzel bir yolculuğa çıkartayım bu kitapla. Yolculuğun nasıl geçti? Bu süreçte neler yaşadın? Anda kalabildin mi? Nasıl bir mücadele verdin? Yorumlarda bana deneyimlerini anlatır mısın? Belki de her deneyim, binlercesine destek olacak.

Yorumda seni bekliyor olacağım sevgili arkadaşım.

Sevgiler,

Tuğba’dan

0 Yorum

Bir İçerik Gönder

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.